Kullanıcı adı Şifre Üye ol
 SİTE HAKKINDA
 ARAŞTIRMALAR
 Mutluluk
 Teorik Arkaplan
  Tamamlanmış Çalışmalar
 Sürmekte Olan Çalışmalar
 Dil & Ruh Sağlığı
 Teorik Arkaplan
 Tamamlanmış Çalışmalar
 Sürmekte Olan Çalışmalar
 İLETİŞİM

.:Site Hakkında:.

Üniversite ikinci sınıftayken başladığım felsefe okumalarım beni bir süre sonra oldukça heyecan duyacağım bir konuya, yani dil konusuna götürdü. Kısa sürede benim için bir heyecan kaynağı olan dil felsefesi ve bu alanın çevresinde döndüğü konular benim için artık bir anlamda yaşamı yorumlamada kullandığım temel araçlar haline gelmeye başladı. Bunun bir sonucu olarak, kendi alanım olan psikoloji, özellikle ruh sağlığı ve psikolojik yardım süreçlerini bu kavramlar doğrultusunda yorumlamaya başladım. Bir yüksek lisans öğrencisiyken kafamdaki temel soru, "Nasıl oluyor da birbirinden bu kadar farklılaşan yaklaşımlar, danışanlarda iyileşme sağlayabiliyor?" idi. Genel görüş, yardım ilişkisinin temelde iyileştirici bir özelliğe sahip olduğu şeklindeydi. Oysaki benim aradığım, daha temellere inen bir açıklamaydı. Doğal olarak bu açıklamayı hep dil bağlamında aradım. Bu arayış içerisinde benim için en ilgi çekici felsefeci Ludwig Wittgenstein ve son dönem felsefesi olmuştur. Wittgenstein'ın dil oyunları (language games) kavramı ve bu çerçevede dönen tartışmaları, benim için en önemli sorunun gönderge (reference) olduğu fikrine götürdü. Daha önce Saussure'in dilbilim kavramları çerçevesinde düşündüğüm sorular, artık benim için hep bu problemle ilgili gibi görünüyordu. Bu kavram, bir kelimenin neye gönderme yaptığı ile ilişkilidir ve felsefede birçok bağlamda tartışılmaktadır. Konu psikoloji ve psikolojik yaşantılar olduğunda, bu kavramın en yakından ilişkili olduğu bir diğer kavram ise Türkçe'ye çevirisi bildiğim kadarıyla olmayan ve doğrudan çevirisi pek mümkün görünmeyen "Qualia"dır. Qualia, yaşantıların niteliksel özelliklerini tanımlamada kullanılan ve dilde ifadesi mümkün olamayan algılara gönderme yapmaktadır. Örneğin "kırmızıyı algılamak", "limon tadını algılamak" gibi. Bu yaşantıların en temel özelliği, tüm psikolojik yaşantılarda olduğu gibi, somut bir göndergelerinin (referent) olmamasıdır. Bu olgu, psikolojik yardım açısından düşünüldüğünde oldukça önem kazanmaktadır, çünkü tüm psikolojik yardım süreçleri bu ikisi arasındaki uyuşumu kendisine temel almak durumundadır. Bir başka deyişle, psikolojik yardım süreçleri, temelde dil aracılığıyla yürütülen ve gösteren1 (yani kelimeler) ile gösterilen (gönderge) arasındaki uyuşumu bir ön koşul olarak koymak durumundadırlar.

Ancak burada çok temel bir sorun, özellikle psikolojik yaşantılar söz konusu olduğunda böyle bir garantinin söz konusu olamamasıdır.

İşte dil ile yaşantılar arasındaki bu açık, hem psikolojik sorunların kaynağı hem de bu sorunların giderilebilmesi için gerekli müdahalelerin inşa edildiği alan olarak yorumlanabilir. Yapmış olduğum bir araştırmada, kişilerin bu açığı günlük yaşamda ne kadar hissettiklerini belirlemeye yönelik bir ölçme aracı geliştirerek bu aracın geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını yaptım. İyi bilinen yurtdışı bir dergide (European Psychologist) yayımlanmasını beklediğim bu çalışmanın sonuçları, bu hissi yaşama düzeyi ile klinik belirtiler (depresyon, kaygı) ve benlik belirginliği (self-concept clarity) arasında ciddi anlamda ilişki olduğunu gösteriyor. Yani kişiler yaşantıları ile dil arasında ne kadar fazla açık algılıyorlarsa o kadar depresyon ve kaygıya eğilimli oluyorlar ve benliklerine ilişkin algıları da o kadar belirsiz oluyor.

tanrı
Hermes, Yunan mitolojisinde dil tanrısı olarak da geçmektedir.

Benim görüşüme göre, psikolojik yardım süreçlerindeki tüm çabalar, aslında bu açığın kapatılması noktasında devreye giriyor ve bu süreçteki başarı da bu görevin ne kadar iyi bir şekilde yerine getirilip getirilmediğiyle doğru orantılı oluyor. Bu alanda daha önce yapılmış olan araştırmalar, metafor gibi dilsel araçların, daha üst düzeyde bir sembolleştirmede etkili olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, tüm yardım süreçlerinde başarılı olabilmek, bir anlamda yardım edicinin (terapist, psikolojik danışman) dili ne kadar etkili kullanabildiğine bağlı gibi görünüyor.


1Buradaki "gösterilen" (signified), Saussure'deki anlamında kullanılmamaktadır. Saussure gösterileni kavram olarak yorumlamıştır. Yani örneğin masa kelimesi gösteren ise gösterileni masanın kendisi değil, masa kavramıdır.
web page hit counter                                                                                                            Her Hakkı Saklıdır YEMNET © 2008 Tasarım canefe